Infertilite / Kısırlık

Zamanı geldiğini hissettiğinde her çift kucağına almak ister evladını.

Zamanı geldiğini hissettiğinde her çift kucağına almak ister evladını. Çok çeşitli sebeplerle bazen bu istek gerçekleşmez, gerçekleşemez. Korku, kaygı, umutsuzluk, üzüntü, suçluluk duygusu, yetersizlik hissi, öfke nöbetleri, ağlama krizleri gibi olumsuz duygu durumlar çıkar ortaya...

 

Bir çift, hiçbir doğum kontrol yöntemi kullanmadan yeterli sıklıkta (haftada 2-4 kez) cinsel ilişkiye giriyor ve 1 yıllık süre içinde gebelik oluşmuyorsa bu durum infertilite (kısırlık) olarak adlandırılır. Tüm çiftlerin yaklaşık yüzde 15’i bu grupta yer alır. Kadına, erkeğe, ya da her ikisine ait sebepler infertiliteye yol açabilir.

Bir çok sebebi var infertilitenin, çocuk sahibi olamamanın;

Yumurtlama bozuklukları, düzensizlikleri; polikistik over sendromu, yumurtlamanın olmaması, anovulasyon,

tüplerin kapalı olması,

rahim içi yapışıklıklar,

endometriozis,

hiperprolaktinemi (süt hormonu yüksekliği),

tiroid hormon bozuklukları (guatr, hipotiroidi, hipertiroidi),

antisperm antikorlar,

geçirilmiş üreme organları enfeksiyonları,

sperm kalitesinin düşük olması,

yumurtalık rezervlerinde azalma gibi bir çok nedenle infertilite gelişebilir.

İnfertilite sorununun ele alınmasında öncelikle ayrıntılı bir görüşme ve muayene yer almalıdır. Adet düzeninin nasıl olduğu,

cinsel ilişki sıklığı,

ağrılı cinsel ilişki olup olmadığı,

ne kadar zamandır korunmamaya rağmen gebe kalınmadığı,

son zamanlarda kilo artışı olup olmadığı,

daha önce geçirilen enfeksiyonlar, ameliyatlar olup olmadığı,

daha önce kullanılan korunma yöntemi,

memeden gelen bir akıntı olup olmadığı,

sigara, alkol kullanımı

gibi konular infertil çiftle uzun zaman ayırarak ayrıntılı olarak konuşulmalıdır.

Ayrıntılı bir görüşmenin ardından ayrıntılı bir muayene ve ultrasonografi gerekir. Jinekolojik muayenede vulvaya, vajinaya ve rahim ağzına bakılır, bir patoloji, hastalık durumu olup olmadığı araştırılır. Daha sonra uterusun  (rahimin) büyüklüğüne, şekline, etraf dokularla olan ilişkisine, tüplerde ve yumurtalıklarda ele gelen bir patoloji (hastalık durumu) ve hassasiyetin olup olmadığına bakılır.

Ardından tapılan ultrason muayenesi ile jinekolojik organların (üreme organlarının) durumu değerlendirilir. Rahimin boyutu, rahimde yapısal bir anormallik, myom olup olmadığı, rahim duvarının kalınlığı, yumurtalıkların durumu, boyutları, yapısı, folliküllerin (yumurtaları içeren kesecikler)boyutları, yapıları, polikistik olup olmadığı gibi durumlar değerlendirilir.

İnfertil çiftin değerlendirilmesinde yapılacak testler ve görüntüleme teknikleri tanının güçlendirilmesi ve tedavi planının oluşturulması için vazgeçilmezdir.

Adetin 2,3 ya da dördüncü günü hormon profilini değerlendirmek için yapılacak kan testleri, erkekte sperm kalitesinin değerlendirilebilmesi için spermiogram (sperm sayımı),

kadında üreme organlarının durumunu değerlendirmek, genital yollarda tıkanıklık, yapışıklık, yer kaplayan herhangi bir yapının var olup olmadığını anlayabilmek için ilaçlı rahim filmi yani HSG ile infertil çiftin ilk değerlendirilmeleri yapılmalıdır.

HSG, yani ilaçlı rahim filmi çekilmesi hastalarım tarafından genellikle korkutucu bulunur. Daha önce aynı deneyimi anestezi almadan yaşamış olan çevresi hastayı işlemin çok zor ve ağrılı olduğu yönünde korkutur. Halbuki anestezi uygulanmasıyla işlem sırasında hasta uyuduğu için ağrı duymaz.

Yumurtlama takibinin düzenli yapılması hamile kalmayı kolaylaştırır. Yumurtlama günü kişiye göre farklılıklar gösterebilir. Bu nedenle USG yardımıyla bu günün doğru saptanması çok önemlidir. Çünkü yumurta hücresi oldukça kısa bir süre canlılığını ve döllenme yeteneğini korur, ortalama 24 saat canlı kalır. Bir upuzun ayda tek bir günü, o 24 saati yakalayabilmek çok önemlidir. Yumurta takibi foliküllerin, yani yumurta hücresini içeren küçük keseciklerin mümkünse gün aşırı USG ile takip edilmesidir. Kadın yumurtalıklarında çok sayıda folikül bulunur ve bunlardan her adet döngüsünde bir tanesi büyüyerek çatlar içerisinden yumurta hücresi atılır. Yumurta ölçümü yumurtalıkta büyüyen folikülün aşama aşama boyutlarının ölçülmesidir. Bu ölçümlerin yapılmasının sebebi folikül çapı belli bir büyüklüğe ulaşınca çatlama zamanını belirlemek, zamanlamalı ilişkiyi programlamayı sağlamaktır. Vajinal ultrason yoluyla folikül büyüklüğü ölçülür. Karından yapılan ultrason yoluyla da ölçüm yapılabilir; ancak vajinal ultrason kadar net görüntü sağlanamaz. Ultrason işlemi sırasında ağrı olmaz bu basit ve rahat bir uygulamadır.

Düzenli yumurtlama takipleri ile yumurtanın oluşup oluşmadığının, olgunlaşıp olgunlaşmadığının, çatlayıp çatlamadığının USG yardımıyla takip edilmesi ve yumurtlama sürecinde bir sorun olup olmadığının tespiti ve tedavisi ile infertilite tedavisinde ilk adımlar atılır.

 

Bazen ilaç tedavisi ile her şey yolunda gider. Yumurta oluşur. Zamanında çatlar. Ancak birkaç kez denendiği halde zamanlanmış ilişki ile gebe kalınamıyorsa veya erkekte de sorun varsa, bu durumda tercih edilen tedavi yöntemi aşılama olur.

İnfertilite tedavisi sabır ister zira aşama aşama, adım adım ilerlenmesi gerekir. Bazen ilk takipte gebelik sağlanır. Bazen müjdeli haberi vermek aylar sürer. Çevrenin de baskısıyla çiftlerin acele etmelerini doğal karşılıyorum. Ancak çocuk sahibi olmak için geçen süre tamamen kişiye özeldir. Tıp biliminde sık kullandığımız ve benim çok sevdiğim bir söz var. ''Hastalık yoktur, hasta vardır'' Tıp eğitimimiz süresince kazandığımız en önemli nosyonlardan birisi de "hastalığı değil, ama hastayı tedavi etmeye" çalışmaktır. Çocuk sahibi olamama sebebinin doğru tespiti ve tedavisi zaman alıcı bir durumdur. Ne de olsa yumurta ya da yumurtaların gelişimi günler alır. İlaç desteği ya da kendiliğinden oluşan çatlama sürecinden sonra yumurtanın yaşam süresi sadece 24 saattir. Gebelik oldu oldu, olmadı, bir sonraki ay sil baştan yeni önlemlerle tekrar takibe başlanır.

 

Gebelik haberini vermek inanın hekim için de her seferinde inanılmaz bir mutluluk. Hele ultrasonla o gebeliği adım adım takip etmek ve sağlıklı bir gebelik sürecinden sonra doğurtmak tarif edilemez bir gurur ve sevinç kaynağı. Bir düşünün siz o bebeği daha annesinin yumurtalığında minicik bir yumurta iken görüyorsunuz, annesinin karnında adım adım büyüyüp geliştiğini izliyorsunuz sonra onu ilk siz görüp kucağınıza alıyorsunuz. Bunun verdiği mutluluğun tarifi var mı?


Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest Addthis
Uzmana soru sormak ister misiniz?